Abd Başkanı Donald Trump, Amerikan donanmasının, ülkesinin İran limanlarına uyguladığı ablukayı aşmaya çalışan bir kargo gemisini durdurup ele geçirdiğini açıkladı.
Donald Trump, sosyal medya platformunda 19 Nisan'da yaptığı paylaşımda, Touska adlı İran bandıralı gemiye durması için uyarı yapıldığını, daha sonra ateş açıp el koyulduğunu söyledi.
Trump donanmanın "makine dairesine bir delik açarak" gemiyi durdurduğunu, geminin halen ABD'nin "gözetiminde" olduğunu belirtti.
Donald Trump ayrıca Amerikan deniz piyadelerinin gemiyi kontrol altında tuttuğunu ve geminin geçmişteki yasa dışı faaliyetleri nedeniyle yaptırım listesinde olduğunu duyurdu.
ABD Merkez Komutanlığı (Centcom), X'te yaptığı açıklamada, ABD deniz piyadelerinin USS Tripoli amfibi hücum gemisinden helikopterle ayrılarak Touska'ya halatla indikleri bilgisini verdi.
Helikopterdeki deniz piyadelerini gösteren bir videonun da yer aldığı açıklamada, geminin ABD güçlerinin altı saatlik süre boyunca yaptığı tekrarlanan uyarılara "uymaması" üzerine USS Spruance'ın "Touska'nın tahrik sistemini devre dışı bıraktığı" belirtildi.
ABD ve İran heyetlerinin bugün Pakistan'da yeniden biraraya gelmesi bekleniyor.
ABD–İran arasında, Pakistan'ın diplomatik girişimleri sonucu 7 Nisan'da iki haftalık ateşkes ilan edilmişti.
8 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin süresi 22 Nisan'da doluyor.
İran ordusundan yapılan açıklamada ise kargo gemisine el koymasına yanıt verileceği belirtildi ve müdahale için "ateşkesin ihlali" olarak denildi.
Ordu sözcüsü, ABD'nin "ateşkesi ihlal ederek Umman Denizi sularında İran'a ait ticari bir gemiye ateş açtığını, geminin seyir sistemini devre dışı bıraktığını ve deniz piyadelerini konuşlandırarak gemiye el koyduğunu " söyledi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, ABD Donanması'nın bu silahlı korsanlık eylemine yakında yanıt verecek ve misillemede bulunacaktır."
Tahran'da BBC'ye konuşan İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Başkanı İbrahim Azizi de "Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkına, gemilerin geçiş izinleri de dahil olmak üzere, İran karar verir. Bu bizim devredilemez hakkımız" dedi.
"Anayasanın 110. maddesine dayanan bir yasa tasarısını meclise sunuyoruz" diyen İran Devrim Muhafızları'nın eski komutanı milletvekili Azizi, sözlerini şöyle sürdürdü.
"Bu madde çevreyi, deniz güvenliğini ve ulusal güvenliği kapsıyor. Silahlı kuvvetler bu yasayı uygulayacak."
İran Devrim Muhafızları daha önce güçlerinin, Botsvana ve Angola bandıralı iki petrol tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesini engellediğini açıklamıştı.
18 Nisan'da ise boğazın dar kesiminde birkaç geminin yetkilileri, üzerlerine ateş açıldığını söylemişti.
ABD ve İran'ın 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş öncesi, küresel petrol sevkiyatının beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden yapılıyordu.
İran medyası Tahran'ın yönetiminin 20 Nisan'daki görüşmelere katılmayı planlamadığını bildirdi.
Ancak hiçbir İran yetkilisi İran'ın resmi tutumunu netleştirmiş değil.
İran yönetimindeki şahin kanadın, ABD'nin ülkenin limanlarına uyguladığı abluka sürdüğü sürece görüşmelere katılmaya karşı olduğu belirtiliyor.
Donald Trump ise ateşkesi ihlal eden tarafın, Hürmüz Boğazı'na uyguladığı abluka nedeniyle İran olduğunu; buna karşın Tahran'a "adil ve makul bir anlaşma" teklif ettiğini savunuyor.
Trump daha önce İran'ı, bir anlaşmaya varılamaması halinde ülkenin elektrik santrallerini ve köprülerini vurmakla tehdit etmişti.
BBC Washington Muhabiri Simi Jolaoso, Trump'ın geçtiğimiz hafta boyunca kamuoyuna iyimser bir mesaj vererek İran ile anlaşmanın yakın olduğuna işaret ettiğini ancak son açıklamalarıyla söylemini sertleştirdiğini söylüyor.
Simi Jolaoso'ya göre, ABD yönetiminin görünen stratejisi, Trump'ın kabul edeceği bir anlaşmaya varma için deniz ablukası ve ek yaptırımlar yoluyla İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya devam etmek.
Jolaoso, Trump'ın, "İran'ın elektrik santrallerini ve köprülerini vurma" tehdidiyle ilgili olarak ise "Bu son tehdit, hem müzakerelerin hem de ateşkesin kırılgan göründüğü bir dönemde tansiyonu artırıyor ve ortamı daha da istikrarsız hale getirme riski taşıyor" diyor.
Öte yandan BBC News'a konuşan New York merkezli insan hakları kuruluşu Human Rights Watch'un (İnsan Hakları İzleme Örgütü) eski direktörü Kenneth Roth, Trump'ın son tehdidinin savaş suçu anlamına geleceğini söyledi.
Kenneth Roth, "Trump İran'ı kitlesel savaş suçlarıyla tehdit ediyor. Mesele bundan ibaret" dedi.
Roth, uluslararası hukuka göre elektrik santralleri ve köprüler gibi sivil hedeflerin vurulmasının yasak olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası hukuk, bir hedef askeri olsa bile, sivillere verilecek zararın orantısız olacağı durumlarda o hedefe ateş açılmasını yasaklar" diye konuştu.
ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ise elektrik santralleri ve köprülerin vurulmasının savaş suçu olabileceğini öne sürmenin "yanlış, sahte ve gülünç bir iddia" olduğunu söyledi.
Mike Waltz, "Bu altyapılar meşru askeri hedeflerdir" dedi.